‘deneme’ Kategorisi için Arşiv

Ahmet Kaya üzerine

Pazartesi, 27 Ekim 2008

Küçüklüğümde hep ahmet kaya’nın şarkıları ile büyüdüm. Dayım ilk resitaller kasetini hediye etmişti.Belkide hayatımda aldığım ilk hediyelerimden biridir.Hep o sazlı konserlerinden birinin hayali ile büyümüştüm.

Olmadı..

Zamanla Ahmet Kaya şarkıları ile büyüdüm.Hiçbir zaman ahmet kayanın görüşlerini,inandıklarını veya ütopyasını desteklemedim.Yani düşüncelerini değil sadece sanatını sevdim.

Gerçekten büyük bir sanatçıdı ahmet kaya. Türkiye’de 5 tane sanatçı say deseler, ilk Sezen Aksu derim,ardıntan ahmet kaya , diğer 3 kişi için seçim yapmam zor olacağına eminim. Nebileyim nurettin reçber,selda bağcan,teoman,emre aydın,nilüfer vs. içinden seçim yapmak zorunda kalırım heralde…

Ahmet kayanın sözleri üzerinde biraz düşünelim isterseniz…

doğum günün kutlu olsun,mutlu ol senelerce,karakollar beni alır sorgular gecelerce,hiç bekleme belki gelmem,gelemem senelerce…Bu şarkı sözünü idam cezası almış ve doğum günüde idam olacak arkadaşına yazdığını düşününce 3 kat anlam kazanıyor bence…

Yada yusuf hayaloğlunun bestelediği ve ahmet kayanın seslendirdiği :şu dağlarda kar olsaydım,bir asi rüzgar olsaydım,arar bulur mudun beni,sahipsiz mezar oslaydım.İnsan düşününce bir kamyon dolusu anlam çıkarıyor değil mi ?

Aslında her ne kadar terorist fikirlere sahip olan biri olsa da,meclis e bile , o ütopyadaki kişiler giriyor da neden Ahmet Kaya yalnız öldü , diye sormak istiyorum.

Aşk hastalığı

Cumartesi, 25 Ekim 2008

aşk bir hastalıktır.Neden mi peki?

Önce birisini görürüz,evet ilk görüşte aşk doğrudur. Bi bakarsınız geceler boyu rüyalarınıza girer. Sonra aşık olduğunuz kişiyi görmek , yemek içmek gibi bir ihtiyaç olur.Sonraları beyninizi kemiren o şey , aşk denilen şey,bi bakarsınız sizi ele geçirmiş. her gördüğünüzde bir malboro içmenin yada kafayı bulmanın verdiği rahatlatma hissi üzerinizde oluşur. Sonra hikayemizde bir ayrılık olur. Ki bu ayrılık unutturmak yerine, beyninizi kemiren aşk hastalığını tetikler. Artık zamanla tek düşündüğünüz şey , aşık olduğunuzu zannettiğiniz kişidir. Ve zamanla kendi içinizde ütopik bir karaktere dönüştürürsünüz aşık olduğunuz kişiyi.

Günler geçer , aylar ve yıllar geçer,aşık olduğunuz kişi aklınızda çıkmaz. ya sonra peki…

2 şeyden biri olur;

Sevdiğiniz kişiyi günün birinde biryerlerde görürsünüz. Ve ilk görüşte aşık olduğunuz kişi aslında ilk gördüğünüzde görmek istediğiniz kişi olduğunu anlarsınız.Hayalinizdeki ütopik kişi ile karşılaştığınız kişi aynı kişi değil ve sonra hafızanızdan,beyninizi yerdiği yerlerden siler atarsınız.

Diğer şey ise ,hayatınız boyunca hiç haber alamazsınız.Ömrünüzün geri kalanını hep o kişiyi düşüncelerinizde yücelterek geçirirsiniz. Yıllar geçer, belki bir ömür geçer ama , bulamazsınız hep o kişiyi. Belki internette ararken bir tel no görürsünüz.Ve o numarayı beyninize kazırsınız. Ve daha sonra eminim birgün o cesareti alarak o numarayı ararsınız. Kim bilir…

Aşk bir hastalıktır.

de facto reklamı

Cumartesi, 11 Ekim 2008

de fakto reklamlarını artık heryerde görmeye alıştık.”jean amerikanın şalvarıdır.”

bu reklam sloganı üzerine çok düşündüm.Fakat ne anlatabildiklerini bi de anlayabilsek.Ben tıpçı arkadaşlar arasında baya bir mücadele oluşmasına sebep oldu.arka plan siyah,üstüne ünlemli bir slogan oluşundan jean i kötülediğini,fakat arkadaşlar ise direkt reklama bakarak olumlu bir slogan ,yani jeanin rahat olduğunu düşündüler.

Buradan de facto nun ” jean amerikanın şalvarıdır” afişlerini yapanlara vs.. demem o ki , biraz daha anlaşılır bir slogan yapınız.

Anıtur Kültür turu ile tatil

Salı, 30 Eylül 2008

Geçen yaz internet aleminden uzaklaşarak kendimi uzaklara atmak istedim .Hayatta “tatil” kelimesini sadece magazinlerden takip ettiğim için güzel 1 tatil yeri bulmak baya zor oldu.

Yoğun tıp derslerindenra güzel 1 denizde yüzmek , güzel yerler görmek şart oldu.eee peki nerede? Araştırmaya önce internetten (more…)

Türkiye nasıl gelişir

Çarşamba, 17 Eylül 2008

Bilime yatırım nasıl yapılır ; Buradan deneme olarak bir kaç fikrimi paylaşmak istiyorum.

Öncelikle şu an batının gerisindeysek ilk başta batıyı örnek alarak başlamalıyız.Yanlış anlamayalım.Batının yapmış olduğu teknolojiyi değil , nasıl yaptıklarını örnek alarak işe başlamalıız… (more…)