25 Mayıs 2009
Ben topraktan ,sen ateşden.
Ben hep birşeyler besliyorum,büyütüyorum içimde birsürü şey.Sen ise hep yakıyorsun hep,ne var ne yoksa.
Ben hep yeşil yeşilim.Hep trafik ışıkları gibi geç diyorum.Sen ise kırmızı.Dur diyorsun durmaksınız..
Beni bir rüzgar bile savururken uzak şehirlere ,seni o rüzgar büyütüyor derin alevlere doğru.
Bana bir damla umut ver ben onu büyütürüm.Sana ise ne verilirse verilsin hep yakıyorsun,yok ediyorsun.
Bir damla umut istedim sen umut yerine bir kıvılcım verdin.
Yaktın beni , yangına çevirdin.
Kategori saçma sapan | Yorum Yok »
22 Mayıs 2009
Neresinden başlarsam başlayayım hep sonuç oraya çıkıyor.
Ben demiştim bu bahar aşka gebe.
Daha aşık bile olduğumu anlayamadım bile.
Fakat üzerimde birşey var , duyuyorum ,hissediyorum.
Şarkılar söylüyorum , içinde nota ve söz olmayan.
Betimlemeler yapıyorum, kimi neye betimlediğimi bile bilmeden.
Bir şiir okuyorum içinde aşk kokan ama neden yazdığımı bile anlayamadan.
Bir rüya görüyorum. Gerçek zannedip gülüyorum.
Sabah kalkınca telefon sesinde hep bir kalp atışı acaba o da beni gördü mü diyorum.
Konuşurken hep seni seviyorum demek istiyorum. Ama daha kendime bile söylemedim.
Sigara dumanında boğulurken karanlığım , hep bir aydınlık arıyor bu gözlerim.
Bu bahar aşka gebe kaldı,
Yazık
Daha doğmadan ölecek.
Ve bense mezarında sabahalara kadar içip ağlayacağım.
Bir daha dönmeyeceğini bile bile…
Kategori genel | Yorum Yok »
08 Mayıs 2009
Bağlanacaksın bir şeye ,öyle delicesine
“O olmazsa yaşayamam” diyeceksin
Diyeceksin işte
Yaşayamayacağını hissedeceksin,
Öyle beylik laflar edeceksin ki, hayata sıkı sıkıya bağlanasın.
Delicesine seveceksin,
O’nun sana dönmeyeceğini bile bile.
–
Her zaman seni daha az sevecek değil ya
Senin onu sevdiğinden.
Bir gün belki o daha çok sever.
Başkaları ile yakalayabileceği mutluluğa engel olmayı istemeyecek kadar çok seveceksin.
Çok seversen çok ağlarsın, çok acırsın.
İyi ya işte ağlayanları anlarsın…
Çok sahiplenince, O’na ait olursun.
Hatta elini ayağını bile delicesine sahipleneceksin.
Sana birer emanetmiş gibi davranacaksın.
Çünkü hiçbir şeyin olmazsa, ölümden de korkmazsın.
Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkacaksın.
Çok eşyan olsun olmasın fark etmez.
Koşarak gideceksin.
Mevlananın Şems’ine gittiği gibi…
Çatıların gökyüzü ile birleştiği yerleri sahiplenmeyeceksin,
Gökyüzünü de
Güneşi, ayı yıldızları
Hiçbiri senin değil çünkü.
Mesela kuzey yıldızına bakacaksın ve benim diyeceksin
Sonra 1 yıldız kayacak
Güneş batacak
Ay kararacak
Hiçbirşeyin olmadığını anlayacaksın…
Kategori deneme | Yorum Yok »
25 Nisan 2009
Vizeler bitti ve sınav sonrası sendromuna yakalananlardan biri de ben oldum.
Sınav sonrası sendrom nedir peki?
Sınavlardan önce herkesin aklından şu kelimeler geçmektedir.”Ulan var ya şu sınavlar bi bitsin, çal oynasın vur patlasın.20 saat uyuyup ,alemlere akacam leyn” dir. Peki sınavlardan sonra durum bu mudur ?
Hayır tabi. Sınavlar biter sonuçlar açıklanır. Bir anda insan bir boşluğa düşer. bu boşlukta hayali kurulan şuraya gidecem buraya gidecem gibi düşünceler sonradan yapılmaz. Öğrenciler kendilerini dizi,film ve internete vurur. Tüm diziler izlenir , güzel filmlere bakılır.İnternette de bi bok bulunmaz her zamanki gibi.Uyku ise bir yerden sonra bayar.
Ve sınav sonrası sendrom.Uyu uyu bir yerden sonra uyku düzeninin içine sıçılır. Diziler gece izlenir , gene bir zevk alınmaz.Paket paket sigaralar içilir …Okuldaki derslerde yapılan gözlem safhaları özlenir :=)
Çaresi ise;
blog açın yazılar yazın,
bi manita yapıp sabahtan akşama kadar dırdırını dinleyin
saçma sapan sms ler atın.sonra tekrar sıkılın ,
sonra arkadaşları arayarak yemek var mı diye sorarak gidip otlanın ,
bilgisayarınıza format atarak 2 gününüzü verin,
taksime gidip dönüşte taksime küfür edin.Len bi bok yok deyin
itiraf.com ,bobiler.org a girin. eğlencenin ejeksiyon fazına geçin.
Geçmiş olsun.
Kategori saçma sapan | Yorum Yok »
11 Nisan 2009
Bu bahar aşka gebe …
Sınav sonrası sendrom döneminde , uçurumdan düşmek gibi bir anda boşlukta buluyor insan kendini.
Dışarda bahar gelmiş diyorlar, papatyalar açmaya, kelebekler uçmaya başlamış. Buram buram aşk kokuyor istanbul. Yüreğimizi bıraksak kırlara , acaba bir kelebek gelir konar mı? Yada bir ılık bahar rüzgarına kapılsak , gül yaprakları eşlik eder mi düşlerimize.
Her bahar pencereme konan güvercinlere ,
Bağlasam mı şiirlerimi.
Ve uçursam gökyüzüne doğru,
Gider bulur mu sevdiceğimi.
.
Bu bahar bir aşka gebe;
Doğacak gene sonbahar akşamında
Karların altında üşüyecek ,
Ve donarak yitireceğiz ,bir İstanbul akşamında
Bu bahar bir aşka gebe;
Yakup
Etiketler: Bu bahar aşka gebe
Kategori deneme | Yorum Yok »
27 Şubat 2009
tıbbiye öğrencilerine en çok , mezun olunca hangi branşı seçeceksin denilmekte.Fakat şunu açıklamakta fayda var.
Tıbbiye mektebinden mezun olan herkes , pratisyen hekimdir.Tus adındaki tıpda uzmanlık sınavına girerek uzmanlık için tercihte bulunulmakta.Puan sırasına ve tercih sırasına göre yerleştirmeler yapılmakta,yerleştirilemeyen adaylar ise uzman olamadan hizmet yerlerine tayin edilmektedir.
Yani tıbbiyede okurken branşlara ayrılmaz,okul bittikten sonra sınavla branşınızı seçebiliyorsunuz
Kategori dohtor | 1 Yorum »
25 Ocak 2009
Son zamanlarda sık sık doğalgaz zehirlenmelerini duyuyoruz.
Kanda , hemoglobin denilen , oksijen taşıma ile görevli bir yapı vardır. Akciğerlerde karbondioksiti bırakır ,oksijen alır.Dokularda ise oksijen i bırakıp karbondioksit alır.
Hepimizin bildiği karbonmonoksit adında bir gaz vardır. Bu Hemoglobinde oksitejden 16 kat daha iyi Yazının kalanını okuyun »
Etiketler: doğalgaz zehirlenmesi belirtileri, gaz zehirlenme belirtileri, siyanoz
Kategori dohtor | Yorum Yok »